Bulut teknolojileri ve veri güvenliği: yeni nesil riskler

Bulut teknolojilerine geçişin hızlandığı günümüzde kurumsal ve ticari verilerin güvenli şekilde saklanması kritik bir öncelik haline gelmiştir. Bankalar, telekom operatörleri ve büyük ölçekli kuruluşlar başta olmak üzere birçok sektör veri merkezlerine yatırım yapmaktadır. Ancak bu yatırımlar yıldırım düşmesi ve ani aşırı gerilim darbeleri gibi dış tehlikelere karşı yeterince korunmadığında ciddi veri kaybı riskiyle karşı karşıya kalır.

Nanosaniyeler içinde oluşabilecek hasar

Veri merkezlerinde barındırılan sistemler, nanosaniyeler mertebesinde gerçekleşen ani aşırı gerilim darbeleri nedeniyle kalıcı hasar görebilir. Özellikle orta ölçekli işletmelerin sunucu odalarında yaşanan gerilim darbeleri, donanım hasarlarına ve bilgi kayıplarına yol açarak ciddi ekonomik zararlar doğurur.

UPS koruması tek başına yeterli değil

Sıkça karşılaşılan bir yanlış kanı, UPS sistemlerinin tek başına yeterli koruma sağladığıdır. Oysa UPS'lerin giriş ve çıkışlarının alçak gerilim (AG) parafudr sistemleri ile desteklenmesi kritik önem taşır. Bu, hem yıldırım hem de şebeke kaynaklı anahtarlama (switching) darbelerine karşı sistemin tamamının korunmasını sağlar.

Uluslararası standartlara uygun katmanlı koruma

Koruma çözümlerinde IEC 61643 ve IEC 62305 standartları temel alınmalıdır. Bu çerçevede veri merkezlerinde çok katmanlı ve koordineli bir koruma yaklaşımı uygulanmalı; ana enerji giriş panoları ile lokal panolar uygun sınıftaki (Tip 1+2 / B+C) parafudr sistemleriyle korunmalıdır. Uygulama öncesinde yapılan risk analizi, doğru ürün seçimini belirlemede kilit rol oynar.

UPS ve dağıtım panolarında doğru ürün seçimi

UPS panoları, 10/350 µs ve 8/20 µs darbe dalga şekillerine göre test edilmiş parafudrlarla korunmalıdır. Bu cihazlar hem giriş hem de çıkış noktalarında yer alarak koruma sağlar. Koordinasyon ve kademe prensiplerine bağlı kalınarak yapılan uygulamalar, ani gerilim darbelerine karşı yüksek dayanım sağlar.

Veri, enerji ve koaksiyel hatlarda uçtan uca koruma

Temel prensip; enerji, veri, koaksiyel, telefon ve haberleşme hatlarının tamamının yıldırım, anahtarlama darbeleri ve ani gerilim değişimlerine karşı birlikte korunmasıdır. AG parafudrların ardından dış bağlantılı telefon hatları (krone blokları), CAT6 ve PoE hatları, modem ve DSL girişleri, RS485 ve RS232 gibi haberleşme arayüzleri için Tip 3 (D sınıfı) ve data hattı koruyucularıyla detaylı koruma sağlanmalıdır.

Kademe prensibi: her katmanda doğru ürün

Ana panolarda kullanılan ürünler yüksek darbe akımı kapasitesine sahipken, son nokta (priz tipi) koruyucular çok daha düşük kapasitelidir. Bu ürünlerin görevleri ve tepki karakteristikleri farklıdır; bu nedenle her katmanda uygun ürün kullanımı ve doğru koordinasyon esastır.

Topraklama, eşpotansiyel ve dış yıldırımlık

AG parafudr sistemleri kadar önemli bir diğer unsur da topraklama ve eşpotansiyel bağlantılardır. Tesis içindeki tüm kabinler eşpotansiyel sisteme dahil edilmeli, ayrı topraklama sistemleri birbirine bağlanmalı ve ayrılması gereken noktalarda kıvılcım aralıkları (spark gap) kullanılmalıdır. Dış korumada ise yıldırım akımını yapıdan güvenli mesafede taşıyan izoleli yıldırımdan korunma sistemleri tercih edilmelidir. Topraklamanın sürekliliğini doğrulamak için topraklama izleme sistemleri de bu yapıya eklenebilir.

Stratejik veri yatırımlarınızı güvence altına alın

Veri merkezleri yalnızca teknik altyapılar değil, kurumların ekonomik ve stratejik varlıklarıdır. Bu yatırımların doğru projelendirilmesi, mühendislik esaslarına uygun ürün seçimi ve standartlara bağlı uygulamalarla korunması gerekir.

ASİVA olarak veri merkezlerinin yıldırım ve aşırı gerilim darbelerinden korunması için proje danışmanlığı, uygulama mühendisliği ve ürün tedariki hizmetleri sunuyoruz. Değerlendirme için ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.